Benim bir huyum vardır. Beni umursamayanı hiç umursamam. Değerli vaktimi harcayamam.
Bizim Nikocuktan ne mesaj var ne bir hayat belirtisi. Arada sadece "Günaydın" mesajı. Oda toplu gönderilen Cuma, bayram mesajları gibi.
Gel zaman git zaman oldu. Bir gün kız kardeşim ve bitanecik Bebom ile Kadıköyde buluştuk. Bir güzel yedik, içtik, gezdik. Dedik bir kafede birer kahve içelim. Aaa oda ne kahve falı bakılır. Baktırayım bari dedim.

(Aslında o güne ait tek bir resim buldum ama pek net değildi. Başka bir günden resim ekledim bende. Ortadaki beyaz tişörtlü dünya güzeli kız kardeşim Gözde sarı ceketli olan dünya tatlısı neşe kaynağımızda bebomuz Aynur. Siyah tişörtlü maymundan bozmayı zaten tanıyorsunuz.Evet ben!)
Teyze startı verdi. İçinde N R harfleri olan biri var. Ama bu kişi çok uzakta. Hiç yüz yüze görüşmemişsiniz. Yeni bir gayrimenkul almış. Veeeee bunun yanında bir kız var. Şimdilik arkadaşlar ama bu kızla bir yakınlaşma yaşayacaklar. Uzun sürmeyecek ve yolları ayrılacak. Sonra siz yakınlaşacaksınız. Hatta Ağustos sonrasında kışa doğru senin için gelecek dedi.
Şaşırdım biraz tabi harfler tutuyor sayılır, ee kızda var hemde yakın arkadaşlar, bişey alıp almayacağını bilmiyorum, ama son kısmına yani Türkiye ye geleceğine inanmadım. Çünkü kim bir kız ile buluşmak için başka bir ülkeye gider?
Aradan belki 2 hafta geçmiştir. Bir gün yine bir mesaj telefonumda. "Hi Asli I miss you". Hadi be ordan missmiş. Hiç oralı olmadım. Sadece nasılsın diye sordum. Ne yüz vericem. İyi olduğunu, son günlerde ev yaptırmak için arsa aradıklarını bu yüzden meşgul olduğunu ama sonunda istediği gibi bir arsayı aldığını söyledi.
2 hafta önce falcı teyze bundan bahsetmemişmiydi? Peki ya diğerleride olacakmıydı?